26 Mayıs 2012 Cumartesi

Hissetmek derinlikleri..

     Bir tutam ışık ise yansıyan siyah camlı odama, ne çare sızmak için bulduğu yol, ölüm baş ucumda.. Şimdi aranan her şeyin bulunmasıdır bu. Şimdi özlenenlere kavuşmaktır.. Ütopyaların gerçekliğini yaşamaktır. Mesafesi belli olmayan yolculuktur; hissedip yürümek, ayaklarına dur diyemeden, tüm seslerin kaybıdır..
     Çocukluğunun o renkli uçurtmalarını özlemektir renksizliğin içinde tüm kayıplarınla.. Şimdi içler acısı bir haykırış taa derinliklerden. Boğulmak gibi nefes almayı dilercesine. Sevgilerin yetmediği , rüyaları özlemek karanlığı yaşarken.. Uyumayı dilerken ruhunun haykırmasını dinlemek..Uykuların yetmediği bir zaman diliminde huzur veremezken sana konforlu yatağın , ne olur bitsin demek bilmediğin bir acı için..Tükensin kayıplar diye ellerini açmak.. Kendini bulmak yoklukta..Hissetmenin güzelliği ruhunu , var oluşu bilmek varlığının.. Canının yük olması , varlığının gerçekliğinden haberdarken sen!! Nedir bu denli tezatlık..
     Aramak aklında ki uzun sahilleri bir başına. Yokluk hayatının başrol oyuncusu olmuşken varlığınla yetinmek , ruhunun kucak açması hissedilebilirliğiyle.. Nefesler yetmezken oksijen dolu haliyle gelmesidir.. İşte şimdi hazırladığı sahneyle sana oyun kuruculuğu vermiştir ben buradayım diyerek..Tüm çiçekleri sunmuş , tüm renkli kalemlerini vermiştir sana renksizlikten kurtarırcasına.. İnşaa edersin ütopyalarını kullanarak yıkılmayacağını bilerek..