Bir heyecanla başlamışken hayata, küçük bir çocuk masumiyetiyle.. Yeni alınmış boya kalemleriyle yaptığı bir resim çizercesine merakım vardı. O kadar özeniyordum ki renklerine, çizgilerine ve tüm detaylarına.. Ben çizdikçe hayallerle, birileri bir şeyler sildi. Sanki gerçek çizgileri öğretircesine karaladı..Renkler ölmüş, ağaçlar meyvelerini kaybetmiş, çiçekler yapraklarını yitirmiş, tüm gülen yüzler asılmıştı. Ölü şehrin yaşayanları oluverdik birden. Şimdi bir umuttur gidiyor ya nefes alabilirsek diye! Ütopyalar..Bir kedinin kafesteki kuşa aşkı gibi şimdi her şey.Biraz buruk, biraz imkansız..Ancak umut, kardeşliğe duyulan sevgi var..
Peki susuyormuyuz şimdi zaman geç dercesine.. Bize öğrettiklerinin yanına güzellikler ekle dercesine.. Bir bir kayıpları hatırlatmaktansa sevgiler yaşat dercesine..Tüm söylediklerimizi duy, yaşat diye dilercesine..
Sanki korkuyoruz..Hemde hiç olmadığı kadar büyük bir korku..Devam ettiğimiz tüm adımlar tedbirlere bağlanıyor..Kendi dallarımız kırılmışken birbirimizin dallarını tutup az kalmış güçle, onarma çabasıyla umudu mu aşılıyoruz?
Hayal biraz hayat..Hayat olacağını bilmeden adımlarla ilerlemek. Sevmek ya da güvenmek.. Biraz hayal olsa da yaşamak yanı başındakilerle,paylaşmak.. ''Herkes gitti, biz kaldık!'' demek.. Aklında ki her şeyi alfabeye göre anlatmak bazen.. ''Anlıyorum..'' ile başlayan cümlelerin sonunda, '' Yanındayım..'' ile bitmesinin güzelliğini yaşamak. Hayat, saksıda yetiştirip umutlarımızı, paylaşmak gibi.. Yorgunluğun izlerini taşıyan ellermiz ile avuçlarımız arasında bir birimize bir bahçeyi sunmak misali..
Susamışken onca güzelliğe,yaşananlardan biraz ''of !''demiş olsak da isyan,bezginlik değil umut besliyoruz birbirimizin varlığı sayesinde..
Ve şimdi öyle güzel ki resmim, karalanmasına rağmen iki renk görüyorum çizgilerin arasında güzellikleriyle göz dolduruyor..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder