2 Ocak 2012 Pazartesi
Aklında gezindin mi sen hiç..
Ne diye insanlar can yakmak için toplanmıştır ki.. Unutmak istedikçe içindeki şizofreni çıkartan canını bir daha yeniden yeniden yakmakta olan... Sarılıp yanındakine,konuşup zihnindekinle sonuca gidememek nedendir. Sessiz onca şey arasında bağıran, inceden batarken göğsünün üzerinde arada şiddetini hızlandıran, içlendiğin tüm detaylar.. Yetmez uykular,doyamassın ve yattığın tüm uykularda zihnindekiler yüktür.. Kapanan gözler her defasında başka bir dünyaya açar kapısını. Ağır gelir böylesine.. Uyumak dair ağır gelirken nedir dahası olan,görülmeyen,atlanan detay.. Aklının uçurumu nerede? Boşluklar.. Devasa büyüklükte ki boşluklar.. İsimlere, mekanlara,şehirlere ya da daha bir çok şeye yüklenmiş misyonlar.Fazla değil mi? Anı derken basitleştirdiklerimiz!! İsyan değil bu cümleler ya da sitemle dolu kelimeler oluşturmuyor cümleleri. Sadece yol buluş..Sorularımıza yetecekler mi diye. Bilmezken kendini, tanıyamamışken henüz,yolların pusulalarını aklında nasıl bulacaksın? Aklında hiç gitmediğin uçurumlara gidebilecek misin ki?.. Şiittt sessiz ol, yaklaş yavaşça..Hayır! Daha yakın, kulaklarını vermelisin. Sırrımdır sana duyurmaya çalıştığım.Zihnimde ki konuşulanlardır bir mabet misali.. Cennetten kalanlar.cennetten bulduğum pusuladır..Kirlenmekten kurtarılmış,sessizliğimle bağıranları dinle..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder