31 Mart 2012 Cumartesi

Şimdi Bir Güvercin Yollasak Gök Kubbeye Mutluluk Adına?..

Mutluluk gerçekten neydi?  Hani özendiğimiz karşıdan göz süzüp hayranlıkla baktığımız? İçimizden ''ah!'' diye geçirdiğimiz?..Bir şeyleri eksik bırakan bizde. Yokluğuyla böyle kanımız olup damarlarda hissettiren kendini.. Anlamlar kifayetsiz kalıp anlatılamayan. Neydi bu denli can olan ancak olmayan,eksik kalan. Bir nefes olsa alıp hiç bırakmayacağımız.. Bu denli sıcaklığını hissettirip sonra ateş olup yakan.. Olsa eksik olan, tamamlasa bizde bıraktığı parçasını. Sonra gitsek şöyle günahlarımızın af olacağı bir şehre.Yeniden sevmeleri öğrenebilsek her şeyi her anlamıyla.. Kuşları, yeni açan ağaç tomurcuklarını, börtüyü, böceği,suyu,havayı,toprağı,hayatı.. Bir çocuk keşfiyle koşsak yeşil çimenlerde. Duysak yine o güzel toprağın ıslak kokusunu,temizliğini..Ellerimizi bir çocuk masumaneliğiyle uzatabilsek ağaç dallarına,goncalarının güzelliğini karartmadan dokunabileceğimiz gibi..Maziye dair silmiş her şeyi,tek kalan  ömür olsa bize.Ah elimizden alınanları unutabilsek, tüm yaşanan yalanlar pembe bir toz bulutuna karışıverse. Mutlu olsak.. Tekrar yeniden yaşasak o ilk bayramlık heves ve sevinçlerimizi. Sevgi yine hissettirse kendini bize,tüm anlamlığıyla.. Konuşmalar yersiz olsa, yeni kelimeler öğrenen çocuklar gibi olsa tek kaygımız..Ah mutluluk olsa doya doya keşkesiz düşüncelerle..Şimdi bir güvercin yollasak gök kubbeye..Dolu kadehler değil dileğim, bir yudum mutluluk.. Hayata dair güzel bir müzikaldeki huzur..Bir zaman dilimi mutluluk adına..

30 Mart 2012 Cuma

Dokunmadan Göz Süzerek Sevmiştik..

Gidiyorum dercesine sevgi..''Terk ediyorum seni!!'' diye gözlerime bakarken söz veremedim ona, ikimiz adına..İnanmayacaktı!! Kalmayacaktı kanıp kandıklarıma..Keşke anlatmakta da kaybetmekte olduğum kadar cesaretli olabilseydim.. O zaman keşkeyle başlamazdı cümleler. O vakit karanlık, sadece göz kapaklarımızın düşmesi kadar kısa sürerdi bizim için..Düşündüm o kadar ama bulamadım bir anlatımını sana olan mecburiyetimin.. Cümleler savrulup gitti. Sen susmayı seçtin,hayatımda nokta oldun o kadar kelimeye nispeten..Nokta dedin ve gittin..Tek yapmamız gereken alıp ceketi çıkmak dedin bu sevgiden.. Canımı bu denli yakarken gözlerini kapadın.Hani benim uğruna yaktıklarımı görmeden..Bir çift göz.. Ne kadar anlamlı olabilir? Hiç kimse dinlemedi gerçeği. Ben farklı dedim.İçimde yalnızlık,pişmanlıklar ..Yastayım sevgili değer yargılarımız için yastayım.. Kolay değildi.. Noktayla biten ömrümce sürecek.. Kalanları napacağız.. Hani söylenemeyenler,korkan kalbin.. Biz olamadık.. Ne denli ruhlarımızı hissetsekte benliğimizde.. Alışmalı bu yokluğa,yoksunluğa.. Bir kuytu artık içimizde  kaçıp saklanacağımız . Bir mabet sanırım.Ben geldim dediğimde kapatma kapılarını, tek anlamıyla bizim olana. Sevgimizin bize bıraktğına.. Saklanmak için sorgusuz sualsiz dönüp sığındıklarımıza. Hani yanı başımda ki hayalin hissettiriyorsa kendini hep sığınacağımdır varlığına unutma.. Yok işte bir soru ya da cevap.. Gözlerimizde yaşananlar..Ruhlarımızda saklı..Konuşup sarf etmeden kelimeleri anladıklarımız.. Her şey geçti demek dile mi kolay şimdi. Değil.. Bir zaman diliminde farklı yaşamlara mecburduk.. Böylesine hissederken bir adım ötede kaldık hep birbirimize. Yan yana olduğumuz onca birliktelik değer miydi? Değerdi.. Dokunmadan göz süzerek sevdiğim!! Dokunamaz bu kalbe başka hiçbir sıcaklık sanırım.. Yok yeryüzünde bu  kalbin varlığını hissedeceği başka bir kalp..

24 Mart 2012 Cumartesi

Gelmeyenin varlığını hissetmek olur sanırım bu..

Maskesi düşerken tüm umutlandıklarının hayat anlamsız olmuştur.. Bir duygu vardır ya hani, tarifler yetmez.Ne tasvir ne betimlemeler ne de harfler bir hece ya da heceler kelime olamamıştır.. Yalnızlık der geçersiniz. Belki hissedilen özlemin bütünlemesidir.Önce gelmiş büyük heyecanlar sonra özlenmiştir. Yaşanılan ilk hevesler artık eskimiş,kirlenmiştir. Bir çocuk merakıyla özlemişsinizdir 'ilk' dediklerinizi. Olur ya.. Belki hissetmek yanı başında olmayanın varlığını hemen arkanda,seninle.. Gariptir..Elini atsan dokunacakmış,gözlerini kapatsan bir hayaleti hissedecekmiş gibi.. Güzel olan; yokluk içinde gerçekten hissetmek varlığını birinin..Ona dair bilmeden hiç bir şeyi sadece varlığını hissetmek..Hayaletlerle yaşamak, hayatının umutlarını elinden almasıyla başlamıştır.. Gerçekliğiyle sevgiyi hissedip yaşamak ruhunda verdiği , kar olmuştur senin için. O vakit ürkmeden içindeki fısıldamadan sadece dinlesen huzuru.. Hayatın tüm aldıkları için kabul etsen ruhunda ki sesi..  Sahte mutluluklar içinde mutsuzluk yaşamak belki. Karartılar ardında bir ışık bulmak gibi. Yanımdaki hayalet ötesi..Ruhumda.. Beni hayata iten, sevmektir hayat diye fısıldayan. Sus o noktada. Sus mağbetlerinle unutarak her şeyi.. Sus, ruhunda ki konuşsun..

12 Mart 2012 Pazartesi

Anlatamayacağın bir şey kalmayacaktır kimsenin sıcaklığına ihtiyaç kalmayacağı vakit...

Eller gök kubbeye açılır ya dileklerin, kalbinin hükümdarlığından gelenlere..Yollardaki taşlar,dağdaki kuşlar dua ederken senin için eksik kalan bir şey var demektir.Unutulan.. İşte acıyorsa insanın canı bu denli, şöyle bir kolaçan etmeli çevresini.. Bir yudum sessizlikten al böyle bir zamanda.. Yüreğine değmesinler izin verme.. Mabetler yaratırken kendine aman de. Kimseler görmesin. Ağla sessizce gerekirse söyleme! Yalanmış her şey unutma. Arka mahallende yaşa umarsızca. Sözcüklerini değiştir  sevmesinler seni,akıllarına gelme.. Hayatını kurguladığın tüm oyunlarla oyna.Gerçekliği yaşadığın yer kendin olsun. Ta ki insanlar gerçeği hak edene kadar.. Sen tatlı yaşlı bir bunak olana kadar söyleme kimseye sırrını.. Hatta şizofren tatlı bir bunak oluncaya dek.. Güldüklerini duyma ya da ağladıklarını..   Seni görüpte duymayacakları gibi.. Kimselerin seni ısıtamayacağı zaman üşümemek gibi..Ellerin soğursa vücudunla teneşirde o vakit hesaba başla. Anlatamayacağın gibi insanlara o vakit bir şey kalmayacaktır anlatamayacağın.. Güneşler sönüp karanlığın ufak zamana sahipliğinden  sonra gerçek aydınlığına kalacağın zamana kadar..Gerçekten nefes aldığın zamana dek..

11 Mart 2012 Pazar

Ruhunda hisset sadece saniyelik olsun..

Hani vardır ya bildiklerimiz, ağırdırlar. Söylenemeyen yenilip,yutulamayan.. Böylesi bir yük ne diye verilmiştir bana demeden edemediğimiz. Ya da söyleyemediklerine nazaran gülmek tüm samimiyetinle. Usta bir oyunculuk değil midir? İhtişamlı bir tiyatro salonunda .Yanındakinin ölüyor olduğunu görmek mesela.. Değerli kıldığın biri bir okus pokusla gitmiş misal..Cenneti bilmek gibi anlatamadan.. Ya da bir dost misali gideceksin diyemeden sevmek, gideceğim diyemeden.. Güldüğünü görürken birinin son'a göz yaşıyla nokta koyacağını söyleyemeyince.. Şeffaf bir görünmezlik arkasında durmak zorunluluğu gibi..Yalnız kalırsın tüm ruhunla.. Sonları bilmek gibi.. O mutlu son diye biten filmlerden eksik son'lar.. Bir formülse; çok sevmeden yaşamak ruhunu özgürlüğe götürecek sanırım.. Dedikleri gibi .. sofradan doyduğunu hissettiğinde kalk! Ruhuna sevgiyi tatdır ancak noktala orada!! Anlatma ya da anlatamadım telaşına düşmeden. Görüp görmezden gelmeyerek.Bilipte susmamak.. Gözlerini kaçırmadan görecekler telaşıyla.. Sevmek gibi rüzgarı. Yüzüne vurduğunda ılık havasını hissetmek hücrelerinde. Alıp götüremeyeceğini seni bilmen gibi..