31 Aralık 2011 Cumartesi

Acı anılar ardında sığınman için tesellisini bırakır..

Hayatın bizi nereden vuracağını bilemeyiz.Ne kadar hazırlasak da kendimizi değiştiremiyoruz bazen bir şeyleri..Tüm yaşantılardan sonra bunları yazdıranların hemen ardından  sigara paketimin  üzerinde sırtlarını  dönmüş bir çift ilgimi çekerken..Sonra düşünceler ardı sıra gelirler birer birer böylece.. Ah  anlamlar fazla mı..Ki yüklenen misyonlar ya aklımızı zorlamak için duruverirlerse hemen baş ucumuzda..Ya çantanın içine hazırlanmış bir paket kağıt mendil neyin hazırlığıydı..Kırgınlıkların kanıtlarını temizlemek için mi duruyorlardı orada, beklentisiz..Hani güçlü olduğunu göstermek için son bir kaç saat kendini sıkmış olmanın ya da insanları beklemek gitmeleri için..Bunların hepsi bir paket kağıt mendile yüklenmiş anlamıydı..Ya günün sonunu hazırlayan nedenler bu yolculuktan önce pat diye çıkıverirse çantadan, o an içmek zorunda kalmışken bir hapı, ufak bir şişe çantanın içindeki yarımdan da az denilecek haliyle günün sonunu beklercesine..Ufak bir tesadüf ya da küçük acı bir oyun içinde olduğumuz işte böyle kendimizi hazırladığımız anda puff başka bir olay korkularımızdan doğan. Aklımızda onlarla konuşuruz günlük hayata çağırırcasına sanki.. Ya hani bu defa olmayacak  dediğimiz emin olurcasına kendimizden peki ya diğerleri, göremediklerimiz.. Önümüze tad almayacağımız bir yemek sunarsa işte bu noktadadır hayal kırıklıklarımız.Hazırlandığımız onca neden dışında kalanlar yıkarsa umutlarımızı,çökerse bir temellendirme.. Yazdıklarımı soğuk bir gecede aklımdan uçacakmış telaşıyla kaydetmem ne denli acıyken ya hislerim.. Bak şehrim yine tüm kötü anılarla sende buluştuk..Bana katlanılması bir başka güç anı katmışken..Neydi sana ihanet ettiğim nokta? Kızgınlığının bu denli olmasını gerektirecek.. Ne vardı aramızda ya da eksik olan..Sevsem seni yeniden? Affetsek birbirimizi? Hani bilmediğim nedenler neyse, kızdığın, kırıldığın, ihanetim ya da her neyse işte.. Unutsak olurmuydu eskisi gibi sence..Hani birlikte uyandığımız şehrimin onca güzel sabahı hatrına, birlikte olduğumuz güzel zamanlar değmez miydi?.. Mutluluklarımız..Ya saklanmış bizi bekleyen güzel tesadüflerimiz..Hani acı diye tanımladıklarımızın hemen ardından gelirse.. Birlikte güzel değil miyiz? Yalnız mı bırakıyorsun?..Hangisinin tadını çıkartacağımız tercihi bize mi kaldı? Evet çok güzel! İki seçimimiz vardır o zaman. Bu noktada da içimdeki Poliania ya  da somurtkan şirin konuşur .. Seçim bizim ya.. Yaşanılanların tatlı tesadüf mü yoksa acı anılar olduğu ince çizgisini ayıracak,konuşturacak şizofren... Bir başka deyişle avuntu haline gelen detaylar tesadüf ismine dönüşür aklımızın derinliklerinde, yamalı ruhumuzun tatsız anılarının tesellisidir..

27 Aralık 2011 Salı

Anlatmaya Kıyamazsın..

İçime kelebekler uğradı ,rengarenk kanatlarıyla uçuşuyorlar dans edercesine, sanki mırıldanmalarında daha önce duymadığım güzel bir şarkı sözleri var.. Bir hayal kurarcasına uzaklaşıyor, tezatlığı yaşıyor benliğim. Benliğim yaratmış olduğu tüm ütopyalardan şimdi gerçeklere doğru..Yalansız,saflığıyla.. Güzel bir rüya sonrası uyanışın rahatlığı.Ya da kabuslardan uyanırken güzel gün ışığının yatağına vurusu bu. Sonbahardan uyanan ağaç dallarının yeşilini izlemek misali.. Hani cama vuran yağmur damlarının ardından  duyduğun toprağın nefis kokusunun ciğerlerine doluşu.. Misallerin yetmeyişi.. Çocukluğunun en sevdiğin oyuncağını yıllar sonra kaybettiğin yerde buluşunun huzuruyla yaşama sevinci.. Dualarının için gök kubbeye çevirdiğin ellerinin doluşu..Benli cümlelerinin bizli başlaması.. Betimlemelere sığmadığını anladığın noktalardaki mutluluğuna yetişme telaşı..Hani içinde bazı kapılarının kapanmasına üzülürsün ya tüm kapıları kapatma sevinci.. Tek kapıya yönelme duygusuyla en güzel yolu çizme hevesi ve sonra heves değil deme güzelliği.. Bir cümleyi en güzel anlamıyla yaşama mutluluğu.. Anlatmaya kıyamazsın. Nazarlardan koruma telaşı.. Şiitt sessiz ve huzurla güzel cümleler kuralım ki duymasınlar, göz etmesinler.Sahip olduğumuz gök kuşağının renklerine karıştırmayalım matlığı,öyle bir yere saklayalım ki renklerimizin sonundaki hazinemizi bulmasınlar..

26 Aralık 2011 Pazartesi

Huzurun sesi olsa..



Sessizlik etrafa yayılmış en doğru yalan sanırım.Elimde ne var ne yok bilmeden, kayıplar canımı yakmış.Zaferler uzak sayılır. Uzun solukla yüzdüğüm bir deniz,yorulmuş  hissi ruhumda yankılanır biraz.Yaklaştığım bir ada huzura dair anlamlar yüklenir altında imzalarımla. Karaya adım atmak üzereyken vazgecilir ''yok burası değil''.. Geri dönüş tekrar.. Daha çok mu var eksik puzzle parçası yoksa elimdekiler yetecek mi bize.. Yokluk işte canımı sıkan,göğüs kafesime oturan sızı bu inceden yayılan.. Ait olduğum yer adalar mı değildi? Ama yorulursa ya bu beden uzun soluklu sularda.. Çocukça bir masumlukla sormak istercesine bir ses yankılanıyor  derinliklerden ''yorulmaz mı ama? '' Çözümler nerelere gizlenmişti? Hani olur ya bir ses fısıldar. Evet bir ses.. Huzuru bahşedecek,duyulmamışı söyleyecek,yormayacak.. Bir sahiplenme olsa bu denli.. İbadetim olsa sevgin sevgimin.. Huzurumun sesi ol benden başka kimse duyamasın.. Güneşine doyamadığım ada ol, birlikte ısınalım tüm yaşantılara..

19 Aralık 2011 Pazartesi

Biz birlikteliği seçelim..

Hadi bir mum yakalım bizim için.Oturup izleyelim o alevini. Canımızı yakmayacağını biliyoruz değil mi.. O kadar acımışken kalbimiz derinlerinden bir dilek bizim için olsun. Ama acıyan yerler için değil. Onlara nazaran payını büyük tutalım bizim için olanın..Yalanlarıyla bizi kandırsada hayat, biz inanalım sevgimize,tüm dileklerimize olmaz mı? Bir parça yalnızlık peşimizde olsa da biz karşı çıkalım,kapatmış olduğumuz kapımızı çalsın dilediğince.. Kim o dair demeye yeltenmeyelim, açmayalım hiç.Öyke ki  sessizlik doldurduğumuz kadehte kalsın sadece. Ve o mum bitmeye yakınken yenisini dikelim hemen bir kaç santimetre yanına,fazla mesafe olmasın aralarında.. Sönmesine izin vermeden alevinden devam ettirelim.. İnançlarımız bizim için olsun, kutsal kılalım.. Sonra bir kac dakikalığına kapatalım gözlerimizi tek bir rüya için.Ve o rüya yüksek bir tepenin gizli bir bahçesinde misk kokuları içinde yan yana uzanıp sadece gözlerine bakmak olsun birbirimizin.. Sen ve ben kelimeleri olsun dudaklarımızdan dökülenler. Başka kelimelerin  bizim için anlam taşımalarına izin vermeyelim. Ve şiitt sessiz olalım olur mu duymasınlar, göz süzüp nazar etmesinler..

Ya ruhun ruhumu isterse buna hayır dermisin?..

Üşenmedim ben hiç bir zaman seni sevmeye. Ya da ağır gelmedi bu sevgi içimde bana. Koyuldum sana gelen bütün yollara. Baktım bir işaret çıkmaz sokak diye,olmadı dedim geri döndüm başka bir çıkış aramaya. Saydım bir olmadı iki yok değil üç sonu karanlık..  Ama hep aradım işte onca dileği yüklediğim bir dilek ağacımla. Avuçlarım senin için döndü gök kubbeye. Sabah ezanlarında uyanıp dua etti melekler yeryüzünde dua ararken. Vakit sukutu hayal değildi bizim için. Bir dilekti ve o melekler sesime geldiler,bizim içindi.. Kaderi bozan ne olur bilinmez ya da yapılan hatalar,seçimlerin acı sonuçları kadere mi yüklenir? Ne dersin hayat bize şansı verirken değerlendiremeyen insanoğlu  kader der geçer mi?.. Susar mı öylece göz bebeklerine odaklanmışken karşısındaki.?.Sadece bir kac kelime söylenmesi önem arz eden..Ya da 1 saniye 29 salisiye sürecek iki kelime bir cümle..Seni seviyorum..Ama gün yüzüne gönlünün en temiz yerinden çıkmış olarak.. Yani bu gönül derken güneş bizimle doğsun,ruhum ruhunu çok sevdi sanırım.Sarılıyor çok özlemişcesine,benden kaçıyor senin yanına.O denli umut ediyor senı ,kaybetmek istemeyerek.. Bunun yanında 1 saniye 29 salisiye isterken gönlünden gel haksızlık etmeyelim bu ruha,ruhunu bu kadar sevmişken..

18 Aralık 2011 Pazar

Üzerine düşenden fazlasını yapman gerekirse konsept tamamen kendin olmalısın..


İnsan bazen üzerine düşenden fazlasını yapmak ister, yapar.Tüm detayları düşünür.Atılacak tüm adımlardaki çıkacak çakıl taşlarını toplar bir bir kaldırır yoldan. Bunlardan bazıları vazifesi olmayanlar grubundadır.  Unuttuğu ise yaptığı kendine ne kadar haz verecek,mutluluk ikram edecek..Evet böyle hep bir şeye endekslenir işte mutluluk.Hem de sonunda olasılık olarak yüzdelik dilimden payı çok az olduğunu görsek dair bu işleyiş böyle dewam eder. Ya mutluluk bize zor olandan değilde bir yerde sadece öylece durarak bakıyorsa o zaman yapılması gereken nedir? Olmadı zor demeyelim, olduğu kadar bizim olmadığı da kader mi? Unutmamak gerek çabaladığımız eğer bir şahısın olmayan sevgisini olsun yoluna sokmaksa sadece tuzlu toprakta fidan yetiştirmeye çalışıyoruzdur...

16 Aralık 2011 Cuma

Hoşça kal..

babamın yerını doldurmaya kalktım! ''olurmu?''dedım.Olmuyormus.Cumleler kifayetsız kalıp,noktalar keskelerden sonra konuluyormus.Masallardan alıntıydı yasadıgım.Kurguladıklarım masallara aitmiş.bir masal anlatmıstın ya bana cocuklugumda.sıcak bır yaz sabahına uyandıgımız an ve elım sakallarında gezınırken..ben ona ınanmıstım! ben buyudukce anlattıgın masal yerını hayatı,ınsanı,erkegı anlatan cumlelere bıraktı ya! ben onları goremedım.. yada gec gordum,tum gormekten kactıklarımı.. ancak farkettıgım, cıımdekı o masalda kalmıs! sımdı bır cocuk gıbı uzuluyorum gıdıslerı gorunce.totemler yapıyorum bunu ındırgemek adına.yalnızlık kapanna kapıyla basladıgında ufak kopuslar daır ıcıme dokunuyor.o anı sevmıyorum! kabullenmek dıe bırsey varya,boyle soyluyorlar ya! burada devreye gırıyor..korkularım boyle cıkıyor gun ısıgına.. ve ben tum zaman cıceklerını topluyorum.hepsını sahıp oldugum alana dıkıyorum bırer bırer.göğün kırmızı oldugu,ucu gozukmeyen uzaklık..ortasında bır agac;kökleri o kadar işlemişki toprağa,gövdesi o denli görkemli ki!oradayım..bedenim görülesi bir bayramla TİNSİZLİĞİ kutluyor..

Sensızlıgı Senınle Yasamak.. uyuyamıyorum..

Masallar vardı anlatılan,inandıklarım vardı İNANDIRAMADIM! Bosa gecen zamnamıydı? Yoksa yasanılanlar deger mı kazandı? Giderken bıraktıkların..Avuntu cumlelerı..Onları nereye koymalı bilemedim..Bos kalan yerdekılerı kovamadım.Anılar,anıların,ruhun canımı yakıyor..Bir silüet var! Her gözümü kapadıgımda yanımda,elimi uzatıyorum hissedemiyorum yuzunu..Yatagımda basımı cevırsem yanımda gorecekmısım gıbı senı.Korkuyorum! Korkuyorum kı donup bakamıyorum.Bos yastıkla yuzlesemedım henuz..Tum bunlara ragmen warlıgını hıssedıyorum yanımda sen olurcasına hayaller..Sabah oluyor.. Ezan sesı kulaklarımdayken odamın perdesını aralıyorum.Şöyle bır agaran havayı suzup,odama sızan alaca ısıgın ıcıne oturuverıyorum.Ve bır sıgara tamamlarken dusuncelerı dualar ederken buluyorum kendımı.Elımde bır kıbrıt kutusu,ıcınde 3-5 tane sac telın..Savurup atmak gelıyor ıcımden!! Yapamıyorum!!!!

Nekadar bendesin tahmin edilebilir mi??..

Herkese herseye kapılarımı kapatmısken bu defa bırıne ardına kadar acmış ve gideceği yolu gösterirken.. Tüm samimiyetim,tüm fedakarlığım,tüm merhametim,tüm sevgim,tüm cesaretim,tüm benliğim vardı ortada..Senin kumar masası die nitelendirip oturgugun masada göremediklerindi bunlar..Ben oynadıgımız bu oyunda tüm benliğimi koymusken senden istediğim bir çift sahtelikten ayrılmış gözdü.. KAYBETTİM!! Kaybettiklerimse benim kaybettıgım duyumu kazandırıp, kapalı gözlerimi acıp, uyudugum uykulardan uyandırdı!!! Peki benim kaybettiklerim sana ne kazandırdı!!!!!! Sevgili degdi denilse de cümleler keşkelerle bitip noktalar oyle konulsa da günyüzünde olanlar canımı yakmaya yetiyor..

Aşık değilim,seni seviyorum..

Giderken dedin ya ''Sevme!'' her dediğini işledimde aklıma bir bunu işleyemiyorum.. Seni seviyorum..Yokluğunda,bos kalbinle seni seviyorum..Güle güle sevgilim.. Güle güle sana,yolun acık olsun.Seni tanrım korusun..Bir ihtimal degerlendirircesine aklım,kalbim.Beklemekte.. Belki bir gün,belki.. Aramıza uzaklığın serilmemiş olduğubir zamanda,kimsenin sorgulamadığı,senin kalbinin olduğpu bir zaman..Benim ve her zaman insanın karşısına çıkmayacak olanı yakaladığımızı gördüğünde belki..

Ruyalarım kabus olsa da SENİ görmek için uyuyorum.

Gittin ya bu denli yalnızlık kokuyor kalbim,odam,ewim..Işıklar yetmiyor aydınlatmaya kabuslarımı.Geceler cok zor oluyor korkuyorum artık uyamaya.. Anne sevgisini özlercesine bir cocuk masumluguyla özlüyorum seni. Gelmeyecegini bilerek bekliyorum kör bir umuda sarılırcasına bu beden. Olmuyor kı unutmak olmuyor.. Unutursam ıhanet edıcek gıbı unutursam senden mahrum olucak gıbı.. Ya umutlarda tükenirse..Korkuyorum!! Ruyalarımdan gıtme..

Gecenin karanlıgında gölgeni arıyorum..

Topraktı gitmek, yok olmaktı belkide daha fazla kalmak.
En güzel yerinde kesmek gerekti film karesini,
belkide en iyi ödüldü yaşananlar aramızdaki.
Gölgelerimiz kaybolurken güneşli günde,
beni boşver!
Asıl nedir kalan senin elinde.
Kimine hiç bir şey,
kimineyse herşey toz pembedir..
Tum pembeleri siyaha boyadım ben geldıgın gun gıdecegım dedıgınde.
''-Gözlerini alma!''dedim.
''-Gidecegim..'' dedin.
Sen gitmeyi aklından bense seni sevmeyi benliğimden kazıyamadım..

Ne olmalı ki sonra denilirse..

agır agrılar ıcınde uyuyan bır hastanın narkoz etkısı gecmeye baslaması mısalı,dılekler koreldıgı zaman sonen tum mumları yakarsa bır el tek tek bır basına,karanlıkla ortulenlerın uzerıne gun ısıgı dogarsa ve tum verıler tamamken sımdı..

özlem gelir..

bir baharım olsun yakınlarında.. gozlerınden aldıgı rengını yaprakları yesıl topragı elaya yakın..sessızlıgım soylemekle yetınmese haykırsa oldugun uzaklarda yankılanarak..bır nefes alıp daldıgım derınlıklerden cıksam su yuzune bıttı tukendı cıgerlerımdekı hava..ben vazgecmısken tüm sözlerden herkesten..savrulurken ruzgar mısalı.. bıtırdım ben goruyorum kısa cumlelerle,soguk sadece..
hani biraz özen iyi olucak sanki.. hani bir kac ac kalmıs duygu masumiyete dair.. sevgi dediğin dilinde sadce gelip gecici sıradan bir kelime mi ya da 1saniye 29salisiyeye yayılmış mıdır..ruhumu doyuran ne olacak.. yorulmusken aramazken geldiyse doyursa ruhumu..

Kaybetmeyi bilmek kazanmaya atılan ilk adım sanki..

önceden anlatırdım uzun uzun gerek sözle gerek yazarak.. sözlerimin hepsine sagırdın yazdıklarıma gelince bildin görmek istemedin.. yorulmadım senden sadece alıştım.. ben usanmadım sevmekten, agır gelmedi ya da dert olmadı bana sevgin hiç bir zaman.. ben kacar artık..yoksak yollarımzda birbirimizin napalım nasip deriz değil mi garip bir mutsuzluk huzursuzlukla, huzuru arama yolunda hep başka yollarda.

Her kaybi geçtim de içimdeki ses sen gitme..

heyy içimdeki sana diyorum, sana sesleniyorum, kelıme sarfiyatı senin için..duyuyorsun değil mi beni..bırakmasan beni, hani hep kalsan burada benimle,tadını cıkarsak gülücüklerin.. ihanetim olmaz sana, söze hacet bırakmam inan, hani sadakat var ya hani sevmek olurya kosulsuz kuralsız hepsının sınavını vermeye hazırım ben, ıstemedıklerıne kılıt vurucam kapılar ardına kadar kapanıcak ınan.. ınansan,benım bır cocuk masumıyetıyle ıcımde duydugum sesıne ınandıgım gıbı ..

Ufak mutluluklar için sığınılan totemler olmalı..

totem yaptım önce görceğim ilk iki yıldızın birbirine mesafesi bizi temsil edicekti.. kücük bir cocuk gibi,garip inanışlara baglarcasına..sonra gökyüzüne yönelttim gözlerimi bir cok ısıgın orada olmasını beklerken hepsi terk etmişti bir tanesini.. yalnızlık kokan havayı içime işlercesine cektim,doymayı planlarcasına..

Kaçabilecek yer ayırır mı ki insan kendine, bir mağbet..

cam bir balkon düşünelim hadi.. biraz ılık bir havası olsun,tamamiyle kendi zevkine göre döşenmiş.. ancak biraz dışarıya endeksli havada koksun.. geriye atacagımız adımda bir kuytu cıksın karsımıza, kimsenin görmediği bilmediği, hiç kimseye acılmamıs ya da bilen tek kişi olsun.. kırıldıgın tüm atmosferlere uzak, birazda müzik olsun..

El-in aldıklarını ne ara fark eder insan..

hatırlayamadıklarım var anılarıma dair.. yeni yeni anımsıyorum tatlı cocukluk hikayelerimi.. o denenlı uzaklasmısım kı aklım senınle yorulurken.. sımdı hatırlamayı unuttuklarımın tebessumu yuzumde..sewdiklerimle paylastıgım o huzurlu anlar; o tatlı sohbetle yuruyusler, sepetı tasımaktakı cabam,ıkı mantar buldugumda cocuksu sevınısım,salıncakta benı ıten bır cıft el,o bahcede uzun ugraslarım,bana bır cok ogretısı olan ınsanlar ve sozlerı, yol gostermelrı, bunu boyle yapmalısın derken ogrenmıs olma mutlulugu ve buyume telasının huzursuzlugunu hıssetmemek..onların yanımda olmasının verdıgı guven,sankı hep onlarla olucakmıs gıbı..cocukluk işte nerden bılınır kı bır gun anımsamakta daır zorlanılacagı,ozlenecegı..ya da huzursuzlugu mutsuzlugu el-de tadana kadar..

bilinçaltı mı yoksa içimizdeki sesin dogrulamasımı..

garip ama güzel bir rüya gördüm sanırım.. hiç dokunmadıgım bır çift el hıc duymadıgım bir ses..sarılırken ona huzur vardı..adını koyamadıgım bir seyleri özlüyordum..özen istiyor sanki ruhum biraz..